23 Şubat 2013 Cumartesi

Zihin Haritaları


Zihin haritaları Tony Buzan tarafından 1960’ların sonunda bir not alma tekniği olarak geliştirilen son yıllarda ise

  • Yaratıcılık,
  • Hatırda tutmayı arttırma,
  • Etkili öğrenmeyi sağlama ve 
  • Öğrencilerin ön bilgilerinin ortaya çıkarılmasına yardımcı olma gibi farklı özellikleriyle de ön plana çıkan görsel araçlardır.
Zihin haritalarının temel amacı, bilgileri diğer bilgiler ile ilişkilendirerek bir konuyu görsel hale getirmektir.

Kavramlar ve düşünceler arasında bağlantılar kurulurken aynı zamanda hatırlatıcı bir görsel öge ile eşleştirilir.

Devamı...



22 Şubat 2013 Cuma

Beyin Fırtınası


Beyin fırtınası veya fikir fırtınası, yaratıcı düşünceyi destekleyen, takım çalışanlarını motive ederek kısa sürede çok fazla fikrin üretilmesine ve süreçlerin neden başarısız olduğuna dair çıkarımlar yapılabilmesine olanak sağlayan bir sürekli kalite geliştirme aracıdır. Bu kavram bir reklamcı olan Alex Osborn tarafından geliştirilmiştir.

Beyin fırtınası, tek başına veya bir grupla yapılabilir. Fikirlerin, akla gelir gelmez açığa çıkması istenir. Fikirler başta yargılanmaz ve eleştirilmez. Hiçbir fikir saçma olarak değerlendirilmez. Böylece kişinin tüm fikirlerini çekinmeden, aklına geldiği gibi sunması sağlanmaya çalışılır. Yargılama yapılmadığı için fikirlerin birbirini besleyeceği ve evrileceği varsayılır.
 

18 Şubat 2013 Pazartesi

Karar Verme - 6 Şapka Tekniği

Problem çözme nedir?
Bireyin günlük problemleri teşhis etmesi ve bu problemlere alternatif çözümler getirebilmesidir. Olası çözümlerin artı ve eksi yönlerini değerlendirebilmesidir.
Bu beceri bireyin, elinden gelenin en iyisini yapma ve problemlerden kaçmaktansa onlarla yüzleşme arzusu ile de bağlantılıdır.
Problem çözmenin başka bir temel yönü de, etkin bir olası çözümün artı ve eksi yönlerini tartmak, bir çözümü diğerine tercih etmenin getireceği muhtemel sonuçları önceden görebilmek, ardından da en uygun çözümü uygulamaya koymaktır.
Sonuç olarak, seçilmiş olan çözümün etkinliğini incelemeyi ve benzer bir durum yaşandığında aynı çözümü tekrar uygulayabilme yeteneğini içerir.

Problem çözme, aşağıdaki süreçten geçebilme yeteneğini de gerektirir:
1. Bir sorunun varlığının ve ele alınması gerektiğinin bilincinde olmak.
2. Sorunla başa çıkabilmek için gerekli motivasyona sahip olmak.
3. Sorunu tanımlamak.
4. Olası etkin çözümler üretmek.
5. Çözümlerden birisi üzerinde karar kılmak.
6. Olası çözümün uygulanması.

Problem çözme konusunda iyi olan insanlar:
  • Problemleri hızlı bir şekilde teşhis etme ve tanımlama konusunda ustadırlar.
  • Problemlerden kaçınmak yerine onları çözmeye çalışırlar.
  • İleri atılır ve zorlukların üstesinden gelmenin yollarını araştırırlar.
  • Problemi çözmeye çalışmadan önce problem hakkında genel bir fikir sahibi olmaya çalışırlar.
  • Mümkün olduğunca çok bilgi toplamaya çalışırlar.
  • Karar almak konusunda başarılıdırlar.
Problem Çözmenin Önemi
Bazıları, problem çözmeyi, uyumlu davranış ve özyönetimin temel anahtarı olarak görür.
Bu beceri, olası karmaşık problemleri tahmin etmek ve onlarla geniş bir ölçekte başa çıkabilmek için çok gereklidir. Özellikle de yalnız veya asgari düzeyde denetim altında çalışan, dolayısıyla grup halinde karar alma avantajından faydalanamadan, ortaya çıktığı anda sorunlarla ilgilenmek zorunda olan kişilerin problem çözme yeteneğine sahip olması bir zorunluluktur.
Problem çözme yeteneğinin yargıçlar, üretim planlama müdürleri, pilotlar ve mühendisler için duygusal zekanın en önemli faktörlerinden biri olduğu tespit edilmiştir. Araştırmalar da bu mesleklerde daha başarılı olan kişilerin iyi problem çözen kişiler olduğunu göstermiştir.
Bu alanda yaşanan yetersizlik,
  • Farklı problem çözme yolları ararken takılıp kalma,
  • Sebep-sonuç ilişkilerini anlamakta ve belirli davranışların mantıksal sonuçlarını tahmin etmekte zorluk yaşanması,
  • En iyi çözüme karar kılmakta ve
  • Problemleri analiz ederken ve çözerken çok yönlü bir yaklaşım sergilemekte zorlanma şeklinde olabilir.

Bu yetkinliğin güçlü olmadığı durumlarda;
  • Özkontrol ve duyguların doğrulanması hususlarında da güçlük çekilebilir. 
  • Mantığa aykırı ve fevri çözümler üretilmesine neden olabilir.
  • Yakalayacakları fırsatları veya çözümleri gözden kaçırmalarına,
  • Elde edecekleri sonuçları tahmin etme fırsatını kaçırmalarına sebep olacaktır.




Problem Çözme Araçları
1. 6 Şapkalı Düşünme Tekniği
Edward De Bono'nun 1985'te yayınlanan kitabının adı olup zengin
düşünme tekniklerinin doğrudan öğretimi konusunda tekniktir. Aslında burada açıklanan her şeyi bilmekteyiz ama bunları bir teknik olarak uygulamaktan kaçınmakta, ya da yanlış uygulamaktayız.

Devamı...http://www.satistekniklerim.com/p/problem-cozme-nedir-bireyin-gunluk.html

15 Şubat 2013 Cuma

Şok İle Mücadele Etmek


 İnsanlar günlük normal hayat akışı içinde bazen baş etmekte güçlük çektiği
  • Kaza,
  • Hastalık ( Kanser vb.)
  • Vefat,
  • İflas,
  • İşten atılma,
  • Ayrılık vb
konular ile karşışabilmektedir. Olay, zaman, mekan, kişiler farklı olsa da tüm insanların ortak davranış basamakları vardır.

Keder,  kayba  karşı verilen içsel duygu tepkilerinden biridir. Birey kendisi için önemli olan şeylerin ( iş, arkadaşlık, sevdiklerinin güvenliği, ev vb.) kaybı durumunda duygusal acı yaşamaktadırlar. Keder,  genellikle sevilen birinin ölümü karşısında yaşanılan duyguları tanımlamaktadır. Yas ise sevilen bir kişi öldüğü için ondan yoksun kalma durumunda  yaşanan duyguların dışa vurumudur. Yas kişisel ve bireysel  bir yaşantıdır. Kişilik özellikleri, başa çıkma becerileri, korkular, kaybın doğası gibi pek çok etmene bağlıdır.

 Psikiyatrist E. Kübler-Ross, yasın beş aşamalı bir süreç olduğunu bildirmiştir:
  1. İnkar: Bu benim başıma gelemez.
  2. Öfke: Niçin bu oldu? Suçlu kim?
  3. Pazarlık: Bu olamaz eğer olmazsa ben….yapacağım.
  4. Depresyon: Hiçbir şey yapamayacak kadar üzgünüm.
  5. Kabullenme: Her şeyi olduğu gibi kabul ediyorum.
Başımıza gelen olayları değiştiremesek te bu basamakları bilmemiz durumunda yaşadığımız şoku daha kolay atlatabiliriz. Kayıp insanları farklı şekillerde etkilese de, birçok insan yas sırasında aşağıdaki belirtileri yaşamaktadır. Çıldıracak gibi olma, kötü bir rüya gördüğünü düşünme, dini inançlarını sorgulama gibi yasın erken evrelerinde yaşanan deneyimlerin hemen hepsinin normal olduğu unutulmamalıdır.

Yasla İlgili Yanlış Bilinenler ve Gerçekler:

Yanlış: Eğer acıyı yok sayarsan daha çabuk geçer.
Gerçek: Acıyı görmezden gelmeye çalışınca uzun vadede daha kötüleşir. İyileşme için yasla yüzleşmek ve onunla aktif olarak uğraşmak gerekir.

Yanlış: Kayıpla yüzleşirken “güçlü olmak” önemlidir.
Gerçek:Üzüntü, korku, ya da yalnızlık gibi duygular kayba karşı verilen normal tepkilerdir. Ağlamak zayıf olmak anlamına gelmez. Cesur bir tavırla aile ya da arkadaşları korumaya kalkışmak yanlıştır. Gerçek duyguların paylaşılmasının herkese yardımı dokunacaktır.

Yanlış: Eğer ağlanmıyorsa bu kayıp konusunda üzüntü yaşanmadığı anlamına gelir.
Gerçek: Ağlama üzüntüye verilen normal bir cevaptır. Fakat tek tepki biçimi değildir. Ağlayamayan insanlar diğerleri kadar derin acı hissediyor olabilirler. Ancak onlar bunu başka biçimlerde ifade etmektedirler.

Yanlış: Yas en azından bir yıl sürmelidir.
Gerçek:  Yas süresiyle ilgili doğru ya ada yanlış zaman yoktur. Bu sürenin ne kadar olacağı kişiden kişiye değişmektedir.


20 Ocak 2013 Pazar

BAŞLARKEN

Merhaba.
2002 - 2012 yılları arasında ilaç tanıtımı ve satışında çalıştım. 2 yıl yerli, 8 yıl çok uluslu ilaç şirketinde olmak üzere tolam 10 yıl boyunca bir çok eğitim alma fırsatı yakaladım.

1 yıldır satınalma yapmaktayım. Yeni pozisyonum bu eğitimleri farklı açıdan değerlendirme şansı verdi.

Aldığım eğitimleri sahada deneme fırsatım oldu. Bu eğitimlleri ve deneyimlerimi sizlerle de paylaşmak istedim.

İsmi her ne kadar "Satış Teknikleri" olsa da;
ve daha bir çok konu aslında günlük hayatımızda sürekli karşılaştığımız konular.

Bir çok kimse bu tarz eğitimler almadan da bunları kişisel deneyimleri ile çok iyi uygulayıp, kendine has teknikler geliştirip başarıya ulaşmışlar. nereli doğru yaptıklarını sorduğunuz zaman hap şeklinde bir bilgi aktarmakta zorlanabiliyorlar.

Yeterince zamanınız, hata yapma lüksünüz, bu tür eğitimlere ayıracak parası olanları bir kenara ayıracak olursak, diğerleri için katkı sağlayacak paylaşımlar olacağını düşünüyorum.

Burada paylaştıkların %100 doğru diye bir iddiam yok. Çünkü zaman, mekan, kişi ve olaylara göre en iyi yaklaşım değişebiliyor. Ayrıca kişisel algılama ve deneyimler söz konusu olduğu için, aramızda küçük te olsa yorum farkları olması son derece doğal.

Sonuç olarak bir satışcı olmasanız bile günlük hayatınızda bile bir çok kez size kolaylık sağlayan, arşiv niteliğinde bir bloga ulaşıyor olacaksınız.

Katkı ve görüşleriniz beni çok mutlu edecektir. Şimdiden teşekkürler.